morumsu

adj. purplish, purple

Turkish-English dictionary. 2013.

Look at other dictionaries:

  • morumsu — sf. Mora çalan, moru andıran …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • duvar sarmaşığı — is., bit. b. Yaprak dökmeyen, gövde yaprakları saplı, üst yüzü koyu, alt yüzü açık yeşil renkli, sert ve derimsi, küçük çiçekli, meyvesi bezelye tanesi büyüklüğünde etli, sarı veya morumsu siyah renkli bir bitki (Hedera helix) …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • esmerleştirmek — i Esmer duruma getirmek Kül rengi, morumsu bulut ... kısa sürede ovanın üstünü de kapladı, ortalığı esmerleştirdi. T. Buğra …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • gülkurusu — is. 1) Pembe renkli gülün kurutulduğunda dönüştüğü hafif morumsu renk 2) sf. Bu renkte olan Bir gülkurusu çocuk çarşafı içinde titriyor gibi görünen nazik, küçük güzel şeyi... R. N. Güntekin …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kahkaha çiçeği — is., bit. b. İki çeneklilerden, çoğu kenarları mavi bir çizgi ile çevrili beyaz, mavi, pembe veya morumsu çiçekler açan, bir veya çok yıllık, tırmanıcı ve otsu bir süs bitkisi, gündüzsefası …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • morumtırak — sf., ğı Morumsu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • murt — is., bit. b., Far. mūrd Mersin ağacının yazın olgunlaşan, bezelye büyüklüğünde, morumsu siyah, çeşitli hastalıkların tedavisinde kullanılan meyvesi Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller murt yememek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.